Kiraz ilçesi, İzmir'in doğusunda yer alan, doğal güzellikleri ve tarihi dokusuyla dikkat çeken bir ilçedir.
Kiraz İlçesi Hakkında
APİKAM Araştırma Kitaplığında Yer Alan Kitap ve Ansiklopedilerden İlgili Bölümler
Kiraz
Ödemiş'e bağlı bir nahiye olan Kiraz, (Keles) 1948 yılında ilçe haline gelmiştir. Kiraz ilçesi, Ödemiş'ten ayrılan ilk ilçe olmuştur. Ayrıldıktan sonra ilk nüfus sayımı olan 1950 yılında nüfusu 22.306'dır. Geçim kaynaklarının tarımsal üretime dayandığı Kiraz ilçesinde, 1990'a kadar nüfus artışında normal bir gidiş görülür. 1990'dan sonra diğer tarımsal karakterli ilçelerde olduğu gibi tarımsal üretimde dünya ile entegre olma ve buna bağlı olarak devreye sokulan desteklemelerin azaltılması politikası, tarımsal kazancın hayli düşmesine yol açmıştır. TEKEL'in lağvedilip tütün üretiminin hemen hemen ortadan kalkmasıyla da nüfusun kırsal kesimdeki geçim kaynaklarına çok büyük bir darbe indirilmiştir.
Kiraz'ın nüfus artışı, 1955'te ‰26,08, 1960'da ‰26,13, 1965'te ‰15,59, 1970'te ‰8,53, 1975'te ‰13,12, 1980'de ‰8,69, 1985'te ‰23,37 ve 1990'da ise ‰2,65'tir. 1955'ten itibaren söz konusu yıllarda nüfus sırasıyla; 25.371, 28.864, 31.185, 32.538, 34.729, 36.265, 40.705 ve 41.247'dir. Hiç eksiye düşmemekle birlikte Kiraz'ın 1990'dan sonra artış trendinde bir aksama olmuştur. 2000 yılında ‰8,54'lük artış ile 44.910 olan Kiraz nüfusu, 2007'de ‰0,51'lik artış ile 45.072 olmasına karşın 2011'de ‰-2,70 azalma ile 44.587'ye gerilemiştir.
Kiraz ilçesi İzmir ilinin en kırsal özellikli ilçesidir. 1965 yılında %11,11 olan kent nüfus oranı 2011 yılında %20'nin üstüne çıkamamıştır. 1970 yılında %15,17 olan kent nüfus oranı, 1975'te %15,21, 1980'de %15,33, 1985'te %19,66, 1990'da ise %19,03 olmuştur. 2000 yılında ilk defa %20'nin üstüne çıkan kent nüfus oranı, burada tutunamayıp 2007 yılında %19,26, 2011 yılında ise %19,56 olmuştur. Buradan hareketle Kiraz'ın 1990'dan sonraki nüfus kayıplarının özellikle ilçe merkezinden olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Kaynak: Gümüş Nevzat, İzmir İli Nüfusu (Kiraz), İzmir Kent Ansiklopedisi, Coğrafya, C.2, S. 33 – 34.
Kiraz Ovası
Kiraz Ovası, Küçük Menderes Havzası'nın en doğu kesiminde yer alan küçük bir depresyondur (çöküntü). Bu ova, Göcen Dağı (701 m) ile Pınar Dağı (631 m) kütleleri ile Küçük Menderes Havzası'ndan basık bir eşikle ayrılır. Yaklaşık 72 km²'lik bir alanı kaplayan bu ova, denizden 250 metre yüksekliktedir. Bu küçük ova, eski temel içinde açılmış küçük tektonik kökenli bir havza görünümündedir. Ovanın oluşumunda tektonizma ile birlikte karşıtlaşma da etkili olmuştur.
Kiraz Ovası, Bozdağların çeşitli kesimlerinden kaynaklarını alan Kadın Deresi, Çatak Deresi, Sırındere ve Uluçay gibi birçok kolun birleşerek Küçük Menderes Nehri'nin oluştuğu yerdir. Küçük Menderes Nehri, ovanın güney kesiminde Yağlar köyünden itibaren 10 km uzunluğundaki alüvyon tabanlı vadiden geçerek Beydağı ilçesi karşısında Küçük Menderes Havzası'na açılır.
Kiraz Ovası'nın tabanını oluşturan alüvyon örtüsü, genellikle iri çakıl, kum ve kilden oluşmuştur. Alüvyon örtüsünün kalınlığı, ovanın orta kesiminde 130 metreyi bulmaktadır. Kiraz Ovası'nın özellikle kuzey ve kuzeydoğusundan kaynaklanan dereler, ova tabanına indiğinde eğimin birden bire azalmasından dolayı taşıdıkları kolüvyal malzemeyi (çakıl, kum, mil, kil birlikteliği) bu kesimlerde biriktirerek ovaya doğru büyüyen birikinti konileri meydana getirmişlerdir.
Kaynak: Buldan İsmail, Yeryüzü Şekilleri (Kiraz Ovası), İzmir Kent Ansiklopedisi, Coğrafya, C.1, S. 29.
Kiraz Hakkında Genel Bilgiler
Koordinatları: 38° 13' 49" kuzey enlemi, 28° 12' 15" doğu boylamı.
Yüzölçümü: 586 km²
Nüfusu: 44.587 kişi.
Rakımı: 310 m.
Mahalleleri: Cumhuriyet, İstiklal, Kırköy, Yeni.
Köyleri: Ahmetler, Akpınar, Altınoluk, Arkacılar, Avunduruk, Aydoğdu, Bahçearası, Başaran, Çanakçı, Çatak, Çayağzı, Ceritler, Cevizli, Çömlekçi, Doğancılar, Dokuzlar, Emenler, Gedik, Haliller, Hisarköy, İğdeli, Kaleköy, Karabulu, Karaburç, Karaman, Kibar, Mavidere, Mersinlidere, Olgunlar, Ovacık, Örencik, Örenköy, Pınarbaşı, Saçlı, Sarıkaya, Sarısu, Sirimli, Solaklar, Suludere, Şemsiler, Taşlıyatak, Tekbıçaklar, Tombullar, Umurcalı, Umurlu, Uzunköy, Veliler, Yağlar, Yeniköy, Yenişehir, Yeşildere.
İlçe Coğrafyası
Konumu
Kiraz'ın batısında Ödemiş, güneybatısında Beydağ, kuzeyinde Manisa'nın Salihli, kuzeydoğusunda Manisa'nın Alaşehir ve güneyinde Aydın'ın Nazilli ilçeleri yer almaktadır. İlçenin il merkezine uzaklığı 143 km'dir.
İklimi
Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlıdır. İklim, ova kısmında ılıman, yüksek kısımlarda biraz serttir. Ancak, Ocak ayı sıcaklık ortalaması 10, Şubat ayı ısı ortalaması 8 derece civarındadır. Yazları sıcaklık gölgede 37-38 derece civarındadır. Ancak son yıllarda bu ortalama 40-42 dereceye kadar yükselmeye başlamıştır. En sıcak aylar Temmuz ve Ağustos'tur. Kışın yükseklerde kar yağışı da görülür. En yağışlı ay Aralık'tır, genellikle Kasım-Mayıs ayları arası yağış görülür.
Kiraz ovasına, özellikle de ilçe merkezine kar hemen hemen hiç yağmaz. Yağmur başlarsa, uzun süre yağar. Sözgelimi; bazı yıllar iki üç gün sürdüğü görülmektedir. Son yıllarda küresel ısınmanın etkisiyle, yağışlar iyice azalmıştır. Önceki yıllarda Küçük Menderes Nehri'nin suları ya hiç kesilmemekte ya da Ağustos aylarında bahçe sulamalarının arttığı dönemlerde ancak 1-2 ay kesilmekte ve nehre katılan çay, dere vb. kollarda da Haziran sonuna kadar su eksik olmazken günümüzde kuyu sularının da oldukça derinlere çekildiği gözlenmektedir. Bölgede batı ve güneybatı rüzgârları kışın ılık eser ve bol yağmur getirir. Kuzey rüzgârları ise; soğuk eser ve kuraklık getirir. Lodos, Ege Denizi'nin etkisini Kiraz'a kadar getirir.
Yeryüzü Şekilleri
Akarsular / Göller
İlçenin tek akarsuyu, Bozdağ'dan (Çatak ve Dokuzlar civarından) doğup, ilçe içinden geçen Küçük Menderes Nehri'dir. Nehir, iki koldan beslenmektedir. Bir kol Bozdağ üzerinden Çatak ve Dokuzlar köyleri yakınlarından çıkarak, Kiraz merkezinden geçip güneye doğru akan ana koldur. Diğer kol ise; Kiraz Ovası'nın güneyinden ve doğusundan Çavuş Dağı'ndan çıkarak Çay Ağzı'ndan geçip gelen Han Çayı'dır (Ulu Çay). Güneydoğusundan Haliller Çayı ile Eserler Deresi, kuzeydoğusundan ise Suludere, Veliler ve diğer küçük kollar katılmaktadır.
Her iki kol, Kiraz'ın 5 km kadar güneyinde birleşir ve Küçük Menderes adını alarak Karaman Köyü topraklarından sonra, Beydağ ilçesi topraklarını, oradan Ödemiş topraklarını da sulayarak, 150 km akarak Selçuk'un Pamucak sahilinden Ege Denizi'ne dökülür.
Dağlar / Ovalar
İlçenin kuzeyinde Bozdağ (2152 m.) ve onun batısında uzanan alçak tepeler yer almaktadır. Güneyinde ise Aydın Dağları (Karıncalı), doğusunda Çavuş Dağı ile daha ileride Alaşehir sınırındaki Gözlübaba yükseltisi (1890 m.) bu dağların kollarıdır. 1646 m. yüksekliğindeki Beydağ'ın kuzeydoğu yönünde ayrılan kolları vardır. Bozdağ'ın üzerinde yer alan; Çavuş Düzü, Tekke, Ozan, Ovacık, Karakoyun, Emenler ve Dokuzlar yaylaları önemli yaylalarıdır. İlçenin orta kısımlarını, Küçük Menderes çevresinde uzanan Kiraz Ovası kaplamaktadır. Bu ova, 2. Jeolojik Zaman'a ait çöküntü ovalardandır. Kapladığı alan yaklaşık 160 km²'dir. Çanak biçimindedir ve kuzeyden güneye doğru hafif meyillidir.
Bitki Örtüsü
İlçenin büyük bir kesimi Küçük Menderes Havzası'nda yer almış olup, ilçe merkezinin doğusuna ve kuzeyine doğru dağlar yükselir. Yükseklik ile birlikte ağaçlık alanlar da başlar. En çok meşe, palamut ve çam ağaçları görülür. Çavuş Dağı'nın ve Bozdağlar'ın eteklerinde küçük düzlükler oluşmuştur. İlçede son zamanlarda ağaç dikimi artmıştır. Halk özellikle kiraz, zeytin, yemiş (incir), kestane ve buna benzer gelir getiren meyve ağaçları dikmektedir. Ayrıca Umurlu ve Dokuzlar Köyleri'nde kestane üretimine önem verilmektedir.
Tarihi
Adının Kökeni
Bozdağ'ın güneyinden doğan bir akarsuyun adı Kadın Deresi'dir. Dokuzlar, Çatak, Yeşildere, Saçlı ve Karabağ köylerinden geçerek diğer derelerin de katılımıyla Küçük Menderes'i oluşturan Kadın Deresi'nin antik dönemde adı Kelbos (/Kilbos) olarak bilinmektedir. Bu derenin de aktığı Küçük Menderes'in suladığı Keles/Kiraz ovası tarihte Kelbia, Kelbianon, Kilbianon olarak adlandırılır ve Kelbos, Kelebos, Kilbos, Kilbia olarak da telaffuz edilir.
Kadın Deresi'ne verilen Kelbos adının; Kela isminden türetildiğini, Kela'nın "Güzel geçit" anlamına geldiğini ve bunun sonuna da yer anlamına gelen "–assa" eki getirilerek, Kelassa "Güzel geçitteki yerleşim yeri" olarak kullanıldığı düşüncesi de araştırmalarda yer almaktadır.
Öte yandan Fatih Defterleri'nden 8 numaralı olanında "Cemaat-i Keles" adının geçmesi, Keles adının bir Türk cemaati varlığına işaret etmektedir. Araştırmalarda Keles adının kesinlikle Orta Asya'dan geldiği ve bir Oğuz Oymağı olduğu belirtilmektedir. Üç kol halinde Anadolu'ya giren kafile Ordu, Bursa, İzmir illerindeki bölgelere yerleşir ve yerleştikleri yerlere Keles adını verirler.
Aydınoğulları Dönemi'nden itibaren Keles olarak varlığı bilinen yerleşim bu dönemde beyliğin önemli merkezlerindendir. 912 tarihli Tire Vakıf Defteri'nde adı Kelus olarak yazılıdır. Bu isim Evliya Çelebi'nin basılı nüshasında "Gülşen" olarak geçer ancak Fatih Millet Kütüphanesi nüshasında "Evsâf-ı kazâ-i Keles" diye yazılıdır. 1831 tarihli ilk nüfus sayımı adlı eserde ise "Kaza-i Kilâs" şeklinde geçmektedir. 1923 İstatistiği'nde Kelas olarak yer alan nahiye adı, 1927 İzmir Vilayet Yıllığı'nda hem nahiye hem de nahiye merkezi olarak Kiraz adıyla karşımıza çıkar.
Antik Dönem
Küçük Menderes Havzasında yaşam izleri İÖ 6000'li yıllara kadar geriye gitmektedir. Havzadaki Limontepe Höyüğü, Hacılar Höyüğü, Muğla mağara resimleri üçgeninin yaklaşık orta kesiminde, şu anda İzmir'e bağlı Kiraz, Beydağ, Ödemiş ilçeleri de yer alır.
Keles/Kiraz yöresi Antik Çağ'da sırasıyla; Hitit, İon, Frigya, Lidya, Pers, Helen, Pergamon Krallığı, Roma ve Bizans imparatorlukları egemenliğinde kalmıştır. İS 395 yılında Roma İmparatorluğu, Batı ve Doğu Roma (Bizans) olmak üzere ikiye ayrılınca, Keles/Kiraz yöresi Bizans'ın egemenliğine girer. Romalılar zamanında gelişen Koloe (Keles/Kiraz), hemen güneyindeki komşusu Palaiapolis (Beydağ) ile birlikte "Kilbianoi" adıyla ortak sikke bastırır. Koloe kenti, bugünkü Kiraz'ın bulunduğu yerin 2 km kuzeybatısındaki Hisar Köyü'ndedir. Hisar'da görülebilen tek tarihî eser, gösterişli bir Ortaçağ Kalesi'dir.
Beylikler ve Osmanlı Dönemi
X.-XIII. yüzyıllar arasında Keles/Kiraz yöresi Türkler ile Bizans arasında sık sık el değiştirir. Hatta XIII. Yüzyıl sonunda, Moğol istilasından sonra, Anadolu Selçuklu Devleti zayıflayınca, Keles/Kiraz ve civarı yine Bizans egemenliğine geçer.
1304 yılında, Bizans tarafından Türk akınlarına karşı koruma görevi için Sicilya'dan getirtilen paralı askerler Küçük Menderes Vadisi'nden çekilmeleri üzerine, vadiyi yeniden Türkmenler işgale başlar. Emir Menteşe'nin damadı Sasa Bey ile Aydınoğlu Mehmet Bey önceleri birlikte çalışarak, Türkmenlerden oluşan savaşçılarıyla, Küçük Menderes Vadisi'ndeki Bizans kent ve kalelerini fethetmeye girişirler. Koloe (Keles/Kiraz) Ekim 1304 tarihinde Mehmet Bey tarafından, Pyrgion (Birgi) de Sasa Bey tarafından fethedilir.
Muğla yöresinde kurulan Menteşe Beyliği (1261-1425)'nin kurucusu Menteşe Bey'in ölümünden sonra, Keles (/Kiraz) çevresi, Birgi, Tire ve Ayasuluğ (Selçuk) 1304-1307 yılları arasında Menteşe Bey'in damadı Sasa Bey tarafından yönetilir. Ancak, daha sonra Aydınoğulları Beyliği'ni kuracak olan Germiyan Beyi Subaşısı Aydınoğlu Mehmet Bey, 1307'de Sasa Bey'i bir savaşta yenip öldürdükten sonra, Keles/Kiraz çevresi de Aydınoğlu Mehmed Bey'in yönetimine geçer (1308) ve 118 yıl Aydınoğlu Beyliği'nin egemenliğinde kalır.
İşgalden Kurtuluşa
Yunan işgal kuvvetlerinin işgal sırasında en sert ve yoğun direnişle karşılaştığı bölgelerden biri Ödemiş ve çevresi olur. Kiraz da bu anlamda ilk işgal girişimini püskürtür, ancak ikinci girişimde işgal edilir. İlk Yunan işgali, 2 Haziran - 12 Temmuz 1919 tarihleri arasında gerçekleşir.
24/25 Haziran 1920 gecesi Adagide'de toplanan halk ve zeybek müfrezesi Sökeli Ali Efe komutasında Nazilli'ye gider. Aynı gece işgal güçleri, Balyambolu (Beydağ) ve Keles (Kiraz)'in doğusuna kadar ilerler. Yöre halkı Nazilli, Sarayköy, Karacasu yönüne doğru kaçmaya/göç etmeye başlar. 3 Temmuz 1920'de tüm Büyük ve Küçük Menderes bölgeleri yeniden Yunanlıların eline geçer.
Birinci Yunan işgali 1 ay 11 gün (2 Haziran - 12 Temmuz 1919); ikinci Yunan işgali de 2 yıl, 2 ay 7 gün sürer (24 Haziran 1920 - 1 Eylül 1922). Toplam Yunan İşgali süresi 2 yıl 3 ay 18 gündür. Kiraz, 12 Temmuz 1919 - 23 Haziran 1920 tarihleri arasında, işgalden uzak ama endişeli bir bekleyiş ve hazırlık dönemine girer. Bu dönem 11 ay 18 gün sürmüştür.
Cumhuriyet Dönemi
Cumhuriyet Dönemi'nde Kiraz, önemli altyapı eksiklerinin tamamlandığı bir süreç yaşar. Su ve elektrik şebekeleri gibi temel altyapı yatırımları bu dönemde yaşama geçirilir. Özellikle Ödemiş'e bağlı nahiye olmaktan çıkarak belediye teşkilatının kurulduğu 1948 yılından itibaren daha nitelikli hizmet almaya başlar.
İdari Yapı
Kiraz, 1506-1530 yılları arasında köy statüsündedir. 1530-1811 yılları arasında bucak merkezi, 1811-1867 yılları arasında kaza merkezi olarak görürüz. 1867-1923 yılları arasında da Ödemiş kazasına bağlı nahiye merkezidir. 1864 yılında kabul edilen Vilayet Nizamnamesi'ne bağlı olarak 1867 yılında kurulan Aydın Vilayeti ile yeni bir idari düzenlemeye gidilir. Bu düzenleme sırasında Kiraz, kaza olmaktan çıkarılarak Ödemiş kazasına bağlı nahiye yapılır. 1948 yılına kadar bu idari yapısını sürdüren Kiraz bu tarihte İzmir'in ilçelerinden biri olur.
Yerel Yönetim
Kiraz'da belediye teşkilatı, ilçe olduğu tarih olan 1948'de kurulmuştur.
Toplumsal Yapı ve Nüfus
Kiraz yöresine yerleşen Türkler, çoğunlukla Oğuz Türklerinin Bozok kolunun Avşar boyuna bağlı aşiretlere, çok az olarak da Üçok kolunun Salur boyuna bağlı aşiretlere mensuptur.
Anadolu'daki Oğuz boylarının dağılımına baktığımızda, Avşar boyunun, Manisa, Antalya, Bursa, Kütahya ve Aydın yöresinde de yoğun olarak yerleştikleri görülür.
Kiraz'a bağlı köylerin isimleri dikkatle incelendiğinde de Türk boylarından Avşar ve Salur boylarına bağlı aşiret isimleri taşıdığı görülür. Örneğin, Ceritler, Haliller, Çatak, Solaklar, Akkeçili vd. İlçe, göç almaktan çok dışarıya göç veren bir yerleşimdir.
Tarım ve Hayvancılık
Tarım
Kiraz ilçesinin temel gelir kaynağı olan tarım, kent merkezi de dâhil olmak üzere tüm köylerde yoğun olarak yapılmaktadır.
Ekonomi, Sanayi ve Ticaret
İlçede sanayi gelişmemiştir. Sadece hammaddelerini çevreden sağlayan, yılın belli dönemlerinde faaliyet gösteren mevsimlik tarımsal sanayi fabrikaları mevcuttur. Hammaddeyi mamul veya yarı mamul madde haline dönüştüren bu işletmeler zeytinyağı fabrikası, çırçır fabrikası ve turşu imalathanesidir. Bunlardan çırçır fabrikası 1984 yılında kurulmuştur. Hammaddesini Ödemiş ve Kiraz'ın çevre köylerinden sağlamaktadır. Toplanan ham pamuk, fabrikada çekirdeğinden ayrılıp tekstil endüstrisinde işlenmeye hazır yarı mamul olarak üretilmektedir.
1974 yılında kurulan boru fabrikası Kiraz-Alaşehir karayolu üzerinde, yolun kuzeyinde bulunmaktadır. Günde 1500 kg ikinci kalite borunun üretildiği işletmede yaklaşık 10 işçi çalışmaktadır. Ayrıca ilçede marangozluk, elektrikli eşya ve motorlu araçlar tamirciliği yapan küçük zanaat dalları bulunmaktadır.
Pazaryeri
İlçede düzenli olarak haftanın her çarşamba günü pazar kurulmaktadır. Pazar, ilçe merkezi ve köylerin tamamına hizmet vermektedir. Pazarcı esnafı, yöre insanının ihtiyaçlarına yönelik yaş sebze - meyve, çeşitli el işleri, züccaciye vb. birçok ürünü pazaryerinde satmaktadır. Ayrıca yöre halkının yaptığı el işleri de her çarşamba günü pazarda satışa sunulmaktadır.
Sağlık
İlçede, 29 yataklı Kiraz Devlet Hastanesi bulunmaktadır. 1 acil istasyon merkezi ve bu merkezde 1 ambulans. Ayrıca 4 Aile Sağlığı Merkezi'nde 13 hekim görev yapmaktadır.
Spor
İlçe spor tesisleri bakımından oldukça eksiktir. Özellikle spor salonu, yüzme havuzu, futbol sahası ve basketbol sahalarına gereksinim duyulmaktadır. İlçede bir spor kulübü bulunmaktadır. Kiraz 1 Eylül Futbol Kulübü'nün 40 civarında lisanslı sporcusu vardır.
Eğitim ve Kültür
Eğitim
İlçenin eğitim ve öğretim açısından üzerinde önemle durulması gereken ciddi sorunları bulunmaktadır. Dağlık alanların çok fazla yer tutmasından dolayı köylerin yerleşimi dağınıktır. Bu nedenden dolayı taşımalı eğitim yapılmakta olup ulaşımdaki zorluklardan dolayı verimli bir eğitim yapılamamaktadır. Ayrıca, İzmir'e uzak olmasından ve sosyo-ekonomik yapının zayıf oluşundan dolayı öğretmen değişikliği de çok fazla olmaktadır.
Kültür
İlçede geleneksel kültür unsurları varlığını sürdürmektedir. Son yıllarda iletişim olanaklarının artmasına bağlı olarak popüler kültür izlerine ilçede de rastlamak mümkündür. İlçedeki kültürel etkinlikler genellikle belediyenin yıl içinde düzenlediği etkinliklere bağlıdır. Kiraz ve yöresinde söylenen manilerden bazıları şunlardır:
Tepsi üstünde karabiber,
Üflesem yere gider,
Ağzı gevşek olanın,
Yari ellere gider.
Yatma çayır çimene,
Uyur uyanamazsın,
Verme beni ellere,
Görür dayanamazsın.
Tepsi içinde pekmez,
Bu pekmez bize yetmez,
Senin aldığın maaş,
Benim süsüme yetmez.
Tren yolları çiçek,
Trenler geçmeyecek,
Beni alan geveze,
Sigara içmeyecek.
Beyaz gül açık değil,
Ucu tomurcuk değil,
Seveceksen doğru sev,
Kalbim oyuncak değil.
Turizm
İlçede turizm gelişmemiştir. Kiraz'ı çevreleyen dağların eteklerinde ve özellikle Bozdağ'dan inen Küçük Menderes Nehri'nin kıyılarında çeşitli şelaleler çok güzel doğa manzaraları ortaya çıkarmaktadır. Bunlardan en önemlisi Çatak Şelalesi'dir. Yine bu nehrin çevresinde soğuk ve bol sularıyla ünlü piknik ve mesire alanları yer almaktadır.
Çavuş Dağı eteklerinde ve Çavuşun Düzü'nde de doğa harikası mesire ve piknik alanları vardır. Eskiden, Çavuşun Düzü'nde, Karpuz Çatlatan veya Karpuz Kaldıran diye adlandırılan çok soğuk su kaynakları bulunmaktaydı. Ancak, bu soğuk su kaynağı şu anda kaybolmuş ya da suyu çok azalmıştır.
İlçe doğa turizmi açısından uygun çevre koşullarına sahip bulunmaktadır. Kış ve ilkbaharda kar eksik olmayan Bozdağ da bir doğa harikasıdır. Çavuş Dağı, Dokuzlar, Ovacık, Emenler, Altınoluk, Cevizli, Tekke, Ozan, Karakoyun yaylaları da görülmeye değer mesire ve piknik alanlarından bazılarıdır.
Festivaller ve Şenlikler
1 Eylül Kurtuluş Şenlikleri, 23 Nisan Çocuk Şenliği, Ramazan Eğlenceleri, Tiyatro gösterileri ilçede gerçekleştirilen etkinliklerdir.
Kaynak: İlhan Pınar - Ürük Yaşar (Kiraz), İzmir Kent Ansiklopedisi, 'Yer Adları' C. 2, S. 312 – 323.
Kiraz Tarımı
Kiraz'ın yüzölçümü 586 km²'dir. İlçe nüfusu, 2011 sayımlarına göre 44.587'dür. 12 Kasım 2012 tarihinde kabul edilen, büyükşehir belediyesi kurulması ve sınırlarının belirlenmesini düzenleyen 6360 sayılı kanunun çıkarılmasından önceki kriterlere göre kent (ilçe merkezi) nüfusu 8.721, köy ve belde nüfusu ise 35.866'dır. Kiraz'ın 2012 öncesindeki değerlendirmelere göre 52 köyü var iken bağlı beldesi yoktu.
Kiraz, İzmir'in doğusunda yer alır. İl merkezine uzaklığı 142 km'dir. Kuzeyinde Manisa'nın Salihli ilçesi, kuzey ve doğusunda Manisa'nın Alaşehir ilçesi, batısında Ödemiş, güneyinde Beydağ ve Aydın'ın Nazilli ilçesi ile çevrelenir. İlçe ekonomisinde tarım üretim etkinliği başat yere sahiptir. Yörede yetişen başlıca ürünler patates, tütün, pamuk, zeytin, kestane, ceviz ve üzümdür. Ova köylerinde bahçe tarımı yaygındır. Buna karşılık dağlık yörelerde arazinin uygun olmaması nedeniyle özellikle; Umurlu, Karabolu, Dokuzlar, Taşlıyatak köy (mahalle) yerleşimlerinde kestane ve kiraz üretimi yapılır. Hayvansal üretim kapsamında genel olarak da küçükbaş hayvancılık egemen olmakla birlikte son yıllarda süt sığırcılığında önemli ilerlemeler sağlanmıştır.
Kiraz Tarımının Genel Özellikleri
Tarım alanı ilçe yüzölçümünün %27.08'ine karşılık gelmektedir. İlçede toplam tarım alanı, 2011 istatistiklerine göre, 185.410 da'dır. Bu alan içinde, tarla alanı %55, meyve alanı %12,3, zeytin alanı %11,5, sebze alanı %5,9'luk bir alana sahiptir. Tarıma uygun boş arazi ise %14,0'lık bir alan kapsar. Tarım alanının %28,8'i sulanmaktadır. Kiraz'da tarımsal işletmeler genellikle küçük ölçeklidir ve bunun sonucu olarak kooperatifleşme eğilimi yaygındır. Örneğin, merkezi Kiraz'da olan İğdeli Kooperatifi, kentin süt ve ürünleri sanayinde önemli bir yere sahiptir. İlçede organik tarım yapılmamaktadır.
Bitkisel Üretim
Bitkisel üretim, ekonomisi ağırlıklı olarak tarıma dayalı olarak gelişen Kiraz'da büyük bir öneme sahiptir. Bitkisel üretim içinde, tarla alanlarında yıllara göre artış göze çarpmaktadır. İlçenin tarla alanlarında mısır, patates, buğday, arpa, tütün, çavdar, yonca, pamuk, fiğ ve nohut üretimi yapılmaktadır. Bunlar arasında, üretimi en yüksek olan mısırdır. İlçede tarla ürünü olarak üretilen patates (I. ürün), yonca (kuru ot), pamuk (kütlü) ve fiğ (kuru ot) dışında bütün ürünlerin dekar başına verimliliğin arttığı gözlemlenmektedir.
Bu arada, özellikle uyarılmış destekler sonucunda geliştirilen süt sığırcılığının kaba yem gereksinmesini karşılamak üzere ilçe merkezinde ve sulanabilir arazilerde mısır silajı ve yem şalgamı ekiliş alanları artmaktadır. Kıraç alanlarda tütün üretimi yapılmaktadır. Bununla birlikte son yıllarda tütün alanları daraltılarak vişne, ceviz, kestane gibi meyve tarımının devreye sokulduğu görülmektedir.
Kiraz'da sebze tarımı içinde kış aylarında ıspanak, pancar, turp, marul, lahana, kereviz, yeşillik, karnabahar ve pırasa, yaz aylarında ise; kabak, salatalık, domates, patlıcan ve biber yaygın olarak yetiştirilmektedir. En geniş ekiliş alanına karpuz, taze fasulye ve hıyar (turşuluk) sahiptir.
İlçede meyve alanlarında ağırlıklı olarak incir üretimi yapılmaktadır. İnciri, zeytin, elma, kestane ağaçları izlemektedir. Bunların yanı sıra; ayva, armut, şeftali, kayısı, erik, ceviz, badem, kiraz, nar, antep fıstığı, şeftali ve vişne üretimi de yapılmaktadır. Ayrıca bağcılık da dikkati çekecek düzeydedir. Bağ alanı az miktarda artış gösterirken, üretim miktarı düşmüştür. İlçede örtü altı tarımı kapsamında; süs bitkileri yetiştiriciliği yapılmaktadır.
Kiraz'da tarım alanlarının sulanması konusu önemli bir sorundur. Köylerinin yarısından fazlasının sulama suyu yetersiz ya da hiç yoktur. Sulanabilir tarım arazilerinin su kaynağı artezyen, derin kuyu pompaları ve Küçük Menderes Irmağı'ndan karşılanır. Ancak ilçe merkezinden geçen Küçük Menderes Irmağının yaz aylarında kuruması susuzluktaki en önemli etmenlerden birisidir. Kiraz'da sulama ile ilgili önlemlerin alınması, bu doğrultuda Kiraz'a da büyük yarar sağlayacak olan Beydağ Barajı'nın tamamlanmasıyla küçük ölçekli işletmelerin kullanımları doğrultusunda düzenlemeler gerekmektedir.
Kiraz'da belediyeye bağlı yaş sebze ve meyve hali vardır. Ancak, soğuk hava depoları yoktur.
Hayvancılık
İlçede, hayvansal üretim tarım içinde önemli bir yer işgal eder. Süreç içinde, süt sığırcılığı, küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin önüne geçmiştir. İlçede en çok sığır yetiştirilmektedir. Kiraz'da İzmir İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğine kayıtlı çok sayıda işletme bulunmaktadır. Sığır varlığının önemli bir kesimini, dağ köyleri dışında, holştayn ve melezleri oluşturur. Sığırı, koyun ve keçi izler.
Koyun varlığında ise kıvırcık ve geçit tipler egemendir. Az miktarda tahirova gibi sütçü melezleri de yetiştirilmektedir. Keçilerin ise az sayıdaki saanen melez soyların dışında tamamına yakını kıl keçilerdir. Hayvancılık işletmelerinin de ağırlığını küçük işletmeler oluşturur. Büyük çapta sürü sahipleri azdır. Her çiftçi ailesinin az sayıda da olsa hayvanı vardır. Bunun dışında ilçede arıcılık da yapılmaktadır.
Tarım Alet ve Ekipman Varlığı
İlçe tarımsal alet ve ekipman sayısının yeterli olduğunu söylemek olasıdır.
Kiraz Ekonomisinde Tarımsal Gelir
Kiraz ekonomisinin tarımsal üretim etkinliğine bağlı olduğu söylenebilir. İşletmeler, genel olarak küçük ölçeklidir. Tarım içinde, hayvansal üretimin ağırlığı giderek artmaktadır. Burada süt sığırcılığı öne çıkmaktadır. İlçede, tarım ürünleri üretimi önemli potansiyel taşımasına karşılık tarıma dayalı sanayi, yeterli düzeyde gelişmemiştir. Bu anlamda, tarımsal katma değer, kentte kalmamaktadır. Diğer yandan bu konuda ortaya çıkan güçlü örgüt yetersizliği, pazarlamada da kendini gözlemlenmektedir.
Kaynak: Kaymakçı Mustafa, İzmir İlçelerinin Tarımsal Görünümü (Kiraz Tarımı), İzmir Kent Ansiklopedisi, Tarım, C. 1, S. 34-35.
Tezler
Özaydın Hüseyin, İzmir Bölgesine Ait Farklı Musca Domestica L. Popülasyonlarında Neonikotinoidlere Ve Piretroidlere Karşı Olası İnsektisit Direncinin Belirlenmesi, Ege Üniversitesi FNB, Basılmamış Doktora Tezi, S.51.
Burhan Mine, İzmir'in Ödemiş İlçesinde Patates Yetiştiriciliğinin Girişimcilik Özellikleri Ve Ekonomik Sürdürülebilirliği Üzerine Bir Araştırma, Ege Üniversitesi FNB, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, S.19.