Kiraz'ın binlerce yıllık tarihi, İonlardan Osmanlı'ya uzanan zengin bir kültürel mirası barındırmaktadır.
İzmir'in Şirin İlçesi Kiraz'ın Tarihçesi
Binlerce Yıllık Tarihin İzinde
Antik dönemde ilçemizin ortasından geçerek akan Küçük Menderes Irmağı, Kaystros adıyla bilinirdi. Bozdağlar'dan doğan bu akarsu, verimli vadiler boyunca ilerleyerek Ephesos (Efes) Kenti yakınlarında Ege Denizi'ne kavuşurdu. O dönemde Küçük Menderes Vadisi, Asia adını taşımaktaydı. İlerleyen yüzyıllarda koskoca bir kıtaya ad olacak bu sözcük, başlangıçta yalnızca yöremizi tanımlamak için kullanılıyordu. Kiraz Yöresi'nde daha sonraları Asos olarak anılan bir çayırlık alanın varlığı, bu kadim ismin uzun yıllar boyunca yaşatıldığına kanıt teşkil etmektedir.
Tarihsel Yolculuk
Kiraz'ın 5.000 yıllık geçmişinden kesitler
M.Ö. ~3000 — İlk Tunç Çağı
Vadinin İlk Sakinleri
Bölgede bilinen en eski yerleşim izleri günümüzden yaklaşık 5.000 yıl öncesine tarihlenmektedir. Höyük ve mezar alanlarından çıkarılan buluntular, Küçük Menderes Vadisi topluluklarının kuzeyde Çanakkale Yöresi, batıda Ege Adaları ve güneyde Denizli Yöresi kültürleriyle benzerlikler gösteren kendine özgü bir kültürel yapıya sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Ne var ki Kiraz ve yakın çevresinde kapsamlı bir arkeolojik yüzey araştırması henüz gerçekleştirilmediğinden, bu dönem hakkındaki bilgilerimiz sınırlı kalmaktadır.
M.Ö. ~2000 — Orta ve Son Tunç Çağı
Assuwa Bölgesi
Hitit çivi yazılı belgelerinde Assuwa olarak geçen bu bölgede çeşitli yerel krallıklar ortaya çıktı. Yöre, Orta Anadolu'daki Hitit uygarlığından ve batıdaki Yunan dünyasından belirli ölçüde etkilenmekle birlikte Batı Anadolu'ya özgü karakterini korudu. İlçeye bu dönemde kışın sert soğuğundan koruyan barınak anlamındaki Kleos isminin verildiği düşünülmektedir.
M.Ö. ~1200 — Göç Dalgaları
Maionlar ve Maionia
Anadolu, Balkanlar kaynaklı yoğun göç dalgalarının etkisi altına girdi. Balkan kökenli Maion toplulukları Gediz Vadisi'ne yerleşerek bölgeye Maionia adını verdiler. Bu göçlerin yansımaları Küçük Menderes Vadisi'nde de kendini gösterdi.
M.Ö. 7. Yüzyıl — Lidya Krallığı
Güçlü Lidya Devleti
Hint-Avrupa kökenli Lid halkından adını alan Lidya'da güçlü bir devlet kuruldu. Merkezi Salihli yakınlarındaki Sard (Sardes) olan Lidya Krallığı, M.Ö. 540 yıllarına kadar Kızılırmak'a uzanan geniş bir coğrafyada hakimiyet sürdü. Lidyalılar döneminde Kiraz'ın önemli bir yerleşim merkezi olduğu düşünülmektedir. İlçe merkezi girişinde ve çevresinde yer alan, maalesef define arayıcılarınca tahrip edilmiş yığma toprak tepeler biçimindeki mezar anıtları bu çağın tanıklarıdır.
M.Ö. ~540 — Pers Egemenliği
İran'dan Gelen Hakimiyet
Lidya Devleti'ni ortadan kaldıran İran kökenli Persler, Küçük Menderes Vadisi'ni de egemenlikleri altına aldılar. M.Ö. 334 yılına dek süren Pers idaresi boyunca vadiye İranlı nüfus da yerleştirildi.
M.Ö. 334 - 133 — Helenistik Dönem
Büyük İskender'den Bergama'ya
M.Ö. 334'te Büyük İskender'in fetihleriyle bağımsızlığına kavuşan bölge, İskender'in vefatının ardından generalleri arasında çekişme konusu oldu. M.Ö. 188 yılından sonra Bergama Krallığı'nın denetimine giren vadi, Kral III. Attalos'un M.Ö. 133'teki ölümünde vasiyetiyle Roma'ya bırakılmasının ardından yeni tesis edilen Asia Eyaleti'ne dahil edildi.
M.Ö. 133 - M.S. 395 — Roma İmparatorluğu
Kilbianoi — Kiraz Halkı
Roma hakimiyeti döneminde Küçük Menderes Vadisi'nin orta bölümünde yaşayanlar Kaystrioanoi (Kaystroslular), vadinin yukarı kesimini oluşturan Kiraz Yöresi sakinleri ise Kilbianoi (Kilbisliler) olarak adlandırılmaktaydı. Kilbis, Kilbiya ya da Kilbianos; Kaystros Irmağı'nın aktığı Kiraz Yöresi'nin genel coğrafi adıydı. M.Ö. 1. yüzyıldan itibaren kıyıdaki güçlü liman kenti Ephesos'un nüfuz alanına giren Kiraz Yöresi, zamanla "Efeslilerin Kilbiası" (Cilbiani Agri Ephesiorum) şeklinde tanınır oldu.
Aydın Dağları (Messogis) ile Bozdağlar (Tmolos) arasına sıkışmış bu bereketli ve güzel vadi, özellikle hızlı koşan atlarıyla nam salmıştı. Eski çağda da tıpkı günümüzdeki gibi ana yollardan uzak, kapalı bir yapıya sahip olan bu yörede kabile düzeni Roma İmparatorluğu zamanında dahi devam etti. Ancak aynı dönemde Koloe (ya da Kolose) ile Palaiapolis'in (Beydağ) birer kent olarak şekillenmesiyle yörede de kentleşmenin başladığı gözlemlenmektedir. Roma çağında gelişen Koloe, güneyindeki komşu kent Palaiapolis ile birlikte Kilbianoi adıyla ortak sikke darp ettirmişti.
M.S. 5. Yüzyıl — Bizans Dönemi
Piskoposluk Merkezi Kilos
Hıristiyanlık döneminde önem kazanan Kiraz, M.S. 5. yüzyıldan sonra bir piskoposluk merkezi konumuna yükseldi. Bu evrede ilçeye çanakova anlamına gelen Kilos adı verildi. Son derece elverişli bir iklime sahip olan Kiraz ve çevresi, tarih öncesi çağlardan bu yana sunduğu uygun yaşam koşulları sayesinde kesintisiz bir yerleşime ev sahipliği yapmıştır. Çevredeki tarihi kalıntıları ve kazılarda bulunan heykelleri inceleyen arkeologlar, ilçenin İonlar zamanında kurulmuş olabileceğini ileri sürmektedir.
11. - 13. Yüzyıl — Anadolu Selçukluları
İsa Bey Camisi ve Selçuklu Mirası
Anadolu Selçukluları döneminde Kiraz'ın önemli bir yerleşim yeri olduğunun en somut kanıtı, ilçe merkezindeki Cumhuriyet Mahallesi'nde bulunan İsa Bey Camisi'dir. Cevizli Köyü'ndeki tarihi yapılar, Suludere Köyü'ndeki hamam, değirmen ve cami ile Hisar Köyü'ndeki kale, Selçuklu mimarisinin yöredeki en güzel örnekleri arasında yer almaktadır.
Hisar Köyü'ndeki küçük kalenin yapılan detaylı incelemeler sonucunda M.Ö. 1. yüzyılda inşa edildiği, ardından Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde onarımdan geçtiği ve asıl yapı bedeninin çok daha eski tarihlere dayandığı tespit edilmiştir.
14. - 20. Yüzyıl — Osmanlı Dönemi
"Güzel Yer" Anlamında Keles
Osmanlı Dönemi'nde ilçe "güzel yer" anlamına gelen Keles adıyla anılmaktaydı. İlçenin çeşitli köylerinde bulunan kral mezarları, bu topraklarda sırasıyla İon, Orek, Lidya, Pers, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı uygarlıklarının hüküm sürdüğünü gösteren önemli kanıtlardır.
Kiraz İlçesi, tarih boyunca bütün uygarlık dönemlerinde verimli bir tarım ve hayvancılık merkezi olarak tanınmıştır. Bunun en çarpıcı kanıtlarından biri, Ödemiş sınırları içindeki Yılanlı Kalesi ile Kiraz sınırlarındaki Hisar Kalesi arasına döşenmiş olan toprak borulardır. Bu boru hattının süt ve su taşımacılığında kullanıldığı bilinmektedir.
1948 — Cumhuriyet Dönemi
Kiraz İlçe Oluyor
Cumhuriyet'in ilanının ardından Keles adı Kiraz olarak değiştirildi. 1948 yılında Ödemiş'e bağlı bir nahiye olmaktan çıkarak müstakil bir ilçe statüsü kazanmıştır.
Kiraz'da Yaşayan Uygarlıklar
| Uygarlık | Dönem | Öne Çıkan Özellik |
|---|---|---|
| İon | Antik Çağ | İlk yerleşimciler, kuruluş dönemi |
| Lidya | M.Ö. 7. yy - 540 | Paranın mucitleri, Sard'ın gücü |
| Pers | M.Ö. 540 - 334 | Doğu'nun büyük imparatorluğu |
| Roma | M.Ö. 133 - M.S. 395 | Asia Eyaleti, Kilbianoi halkı, kentleşme |
| Bizans | M.S. 395 - 1071 | Piskoposluk merkezi, Kilos adı |
| Selçuklu | 11. - 13. yüzyıl | İsa Bey Camisi, Hisar Kalesi |
| Osmanlı | 14. - 20. yüzyıl | "Güzel yer" anlamında Keles adı |
| Cumhuriyet | 1948 - Günümüz | İlçe statüsü, Kiraz adı |
Kurtuluş Savaşı ve Kiraz
Vatansever Kuva-yı Milliye Kahramanları
Kurtuluş Savaşı yıllarında Kirazlı Kuva-yı Milliye kahramanları, yörenin düşman işgalinden kurtarılmasında büyük fedakarlıklar göstermiştir. Bu vatansever yiğitler, Binbaşı Çolak İbrahim'in komutasında mücadele etmişlerdir. Kiraz halkı, şehrin önemli caddelerinden birine Çolak İbrahim Caddesi adını vererek bu kahramana duyduğu minneti ifade etmiştir.
| Kuva-yı Milliye Kahramanları |
|---|
| Molla Hasan |
| Murat Bey |
| Musa Bey |
| Çavuşdağlı Kabakoğlu |
| Çavuşdağlı Hacı Ahmet |
Komutan: Binbaşı Çolak İbrahim
Kiraz Belediyesi — İzmir'in Şirin İlçesi • 5.000 Yıllık Tarih